Image may contain: flower and nature

Arevmdyan Armenians

https://www.facebook.com/ArevmdyanHayastan.WesternArmenia/?hc_ref=ARSeeo6TaVz8nuDpnocxVtpLi0eBllcPMg3I1Fxn8JGwYr7-yRwTqNT3pcoKiKNwpf4

 

Reklamlar

Feyyaz Kerimo / SERÇE KANADINDA YAŞAYAN BİR HALK: SÜRYANİLER

Serçe, çalıdan çırpıdan yuva yapar kendine. Yuvasının etrafına sarmaşıklarla duvar örer. Süryaninin yuvasına çomak sokalı ömürler geçti. Serçelerin hayatımızda büyük yeri vardır. Bunlar doğada hep insanoğluna yakın yerlerde yaşarlar. Evlerimizin neşe kaynağıdırlar. Bazen sabah balkonumuzda, bazen yolda yürürken bir ağaçta, bazen de sahilde otururken yanıbaşımızdaki çalılıklarda karşılaşırız. İnsan yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Göçmen değildirler çünkü göç etmezler.

Türkiye’de Süryaniler sözkonusu olduğunda, hep sahipsiz bir serçe aklıma gelir. Yaşamının her döneminde ürkektir Süryani. Sahipsizdir! Çünkü daha doğduğu ilk günden itibaren kulağına korku fısıldanır. Kelimerde yaşanmış korkular saklıdır. Sözcüklerde hep gözyaşı vardır. Kanayan kırılmış hayatlar kalpleri acıtır. Ve hatıralarda hep kabuslar uyanır. Şafakta gelen aydınlığın hep hüznü vardır. Bu yüzden, yıkılmış hayatlardan doğan gözyaşlarını birer birer toplamak istersin. Mürekkebi kurutan yaşanmışlıklar dilim dilim sabahınıza akar çünkü.

Sene 1981 ve aylardan Temmuz. Cuntanın operasyonları nedeniyle İstanbul’da kalmanın imkansızlığındaydım. Turabdin diyarı Midyat’a gittim. 45 derece güneşin altında bir kaç hafta kaldım. Köyleri gezdim.

Örneğin, Mzizah köyünde Meryem’i buldum. Henüz 3 yaşını yeni doldurmuştu. Hep annesi Şmuni’nin sırtında. Şmuni bağda çalışırken Meryem de hayata annesinin omuzlarından bakar. Ela gözleriyle annesiyle yarışa girer. Minik ve pamuk elleriyle annesi gibi topraktan bir şeyler toplamaya çalışır. Ancak sessizliği, bağın kenarından yükselen ‘Fıllıh’ sözcüğü bozar. Meryem, kendisine yaklaşanları görünce ani bir hareketle annesine doğru koşar. Çünkü Fıllıh sözcüğünde kan ve gözyaşı vardır. Tarih kokar! Bunu 3 yaş bilir, hisseder. Meryemin gözleri, bir kitap olur.

Kartmin köyünde Şabo’ya rastladım. 80’nine dayanmıştır. Hiç kimsesi kalmamıştır bu topraklarda. Kendine bakmakta artık zorlanmaktadır. Yine de yurtdışına, Almanya’ya çocuklarının yanına gitmemek için direnir. ‘Mezarımı, Turabdin kokan bu toprakta istiyorum’ der. Çocuklarını, yürek ve hüzün kokan sözcüklerle anlatır: ‘Hergün sabah tam 09’da, postaneden oğluma telefon açtırıyorum. 4 defa çaldırıyorum. Oğlum cevap verirken, onun sesinden iyi olup olmadığını anlıyorum ben’, der. Hasretin katmerleşmiş halini hergün yaşar. Anlatırken, gözleri uzaklara dalar.

Zaz köyünde, bir eve gidersin. İstanbul’dan geldiğimiz için ‘talebe’ derler. 12 Eylül’ü anlatırsın, askerin zulmünü, işkencesini.. Süryanilerin de bir olmasının, beraber olmasının önemine değinirsin. Örgütlenmek gerektiğini anlatırsın. ‘Oğlum, aman dikkat et. Burada yerin bile kulağı vardır. Sana kötülük ederler’ der ve seni sıcak sevgileriyle korurlar. Kötülükten esirgerler. Gece mum ışığında otururken, ansızın dışardan geçen gölgeden ürkerler. Sabaha kadar, yalnız bırakılan hayatları dinlersin.

Serçe, çalıdan çırpıdan yuva yapar kendine. Yuvasının etrafına sarmaşıklarla duvar örer. Süryaninin yuvasına çomak sokalı ömürler geçti. Kovdular, dövdüler, sövdüler, göçmen ettiler. ‘Kılıç artığı’ idiler, kalan mülklerine de ‘kılıç hak’kı olarak el koydular. ‘Gavurun malı helaldir!’ nasıl olsa. Avlanması ’hak’ olan bir serçeydi çünkü. En büyük ayrıcalıkları göç etmiyorlardı fakat zorla göçmen eylediler! Topraklarında Meryemler, İştarlar ve Temmuzlar gülmüyor artık. Sevdasına uzak kalanların öyküsüdür Süryani olmak. Tohumlar aynı toprağa düşmüyor. Toprak, özlemle sulanıyor. Bir eksiksiniz. Sevinebilirsiniz…!

Yazar: Feyyaz Kerimo ; Kaynak: Birgün Gazetesi, Güncelleme Tarihi: 9 Temmuz 2017
Ο Σεβ. Μητροπολίτης Πισιδίας, με μια πλούσια ιεραποστολική εμπειρία, περιγράφει την ιστορία των ιεραποστολικών εγχειρημάτων στην Κορέα
pemptousia.gr

Hard to confirm!

Muslim asylum seekers from Afghanistan, Iran and Iraq are converting to Christianity by the hundreds, according to Evangelical Lutheran administrators. A parish in…
newmuslimvoice.com

ortodokslartoplulugu.org

30 Eylül Ermenistan’ın Aydınlatıcısı ve Piskoposu, Aziz Grigorios


O, İran ve Ermenistan’daki imparatorluk evleriyle ilgilenen asil bir adamdı. Bu iki bölge arasında savaş çıkınca, Kapadokya’daki Kayseri’ye çekildi ve burada İncil’i duyup Mesih’e iman etti. Aynı zamanda burada evlendi ve iki oğlu oldu. Karısının ölümünden sonra memleketine geri döndü ve Ermenistan Kralı Drtad’ın mahkemesinde hizmet etmeye başladı. Kral Grigorios’un Hıristiyan olduğunu anlayınca, Aziz’i birçok işkenceye soktu, sonunda da zehirli sürüngenlerle dolu bir çukura attı. Ancak Grigorios burada mucizevî bir şekilde on dört yıl boyunca hayatta kaldı, bir dul gizlice gelip onun ihtiyaçlarını karşılıyordu. Kral Drtad ise iyice çıldırmıştı ve topraklarındaki Hıristiyanlara vahşice zulmediyordu. Bir rüyada kralın kız kardeşine bildirildi ki kardeşi ancak Grigorios’un çukurdan çıkartılması ile akıl sağlığına kavuşabilir. Bu yapıldı ve Grigorios işkencecisine şifa verip onu vaftiz etti. Kralın isteğiyle de Ermenistan’ın piskoposu yapıldı. Piskopos olarak binlerce insanı Mesih’te imana getirdi ve Ermenistan’ın Aydınlatıcısı sayıldı. İleri yaşta çileci hayata çekildi ve barış içinde bu dünyadan göçtü. (325/335)

 

Ingilizceden Türkçeye çeviren Vasilis Gelbal

 

Kaynak : http://www.abbamoses.com/months/september.html

http://www.ortodokslartoplulugu.org/azizlerimizin-hayat-hikayeleri/30-eylul-ermenistanin-aydinlaticisi-ve-piskoposu-aziz-grigorios/

Süryaniler kendi topraklarında yabancı oldular

agos.com.tr

Mardin’deki Süryaniler uzun süredir mülk sorunlarıyla boğuşuyor, kiliselerinin, mezarlıklarını tapularını tekrar elde etmeye çalışıyor. Uygar Gültekin Mardin Midyat’taydı. Sorunları yerinde dinledi, köylerine geri dönenlerin hikayelerini kaleme aldı…

Devamı… http://www.agos.com.tr/tr/yazi/19410/suryaniler-kendi-topraklarinda-yabanci-oldular

 

Süryaniler eğitim yılına ilkokulsuz başlıyor

agos.com.tr

İstanbul’da 2013’te açılan Süryani Mor Efrem Anaokulu iki yıldır mezun verirken, öğrencilerin gidebileceği bir ilkokul halen bulunmuyor.Süryaniler, yeni eğitim öğretim yılına da ilkokulu olmadan başlıyor. İstanbul’da 2013’te açılan Süryani Mor Efrem Anaokulu iki yıldır mezun verirken, öğrencilerin gidebileceği bir ilkokul halen bulunmuyor. Devlet desteği olmaksızın bir okul açılması ise şimdilik mümkün görünmüyor.

1913-1914 öğretim yılında, Osmanlı vilayetleri ve livalarında, gayrimüslim toplumlarına ait toplam 2 bin 580 okul bulunuyordu. Bu okullardan 29’u Süryani toplumuna aitti. 1928’de Mardin’deki son Süryani okulunun da kapanmasının ardından, Süryaniler yaklaşık 90 yıl boyunca okul açamadı. Lozan Antlaşması’yla gayrimüslim toplulukların eğitim hakkının güvence altına alınmış olmasına rağmen okul açmalarına izin verilmeyen Süryaniler, en temel insan haklarından biri olan eğitim-öğretim hakkından mahrum kaldılar.

Devamı…  http://www.agos.com.tr/tr/yazi/19343/suryaniler-egitim-yilina-ilkokulsuz-basliyor