Vahit Tursun   
 
 

Her ne kadar Karadenizlilerin (genelde Trabzon ve Rizeliler) yeni jenerasyonu ve özellikle Türkiye’nin batı kesiminde yaşayanları normal Türkçe’ye uyum sağlamaya başlamış olsa da, kısa bir sohbet esnasında bile, muhatabınızın Karadenizli olup olmadığını anlayabilirsiniz. Çünkü Karadenizlilerin konuştuğu Türkçe, morfolojik açıdan diğer Anadolu Türkçe’sinin formatlarından faklıdır.
Karakteristik olarak, cümle kurulumundaki anormallikler ve sözcüklerin deforme biçimi belirleyicidir. Karadenizli çok iyi Türkçe bilse de, coğrafi koşulların ve bölge ikliminin yaratmış olduğu karakteristik fiziğinin dışında, sözcükleri kullanırken ortaya çıkardığı ses tonları dahi, kendisini ele vermeye yeterlidir. Karadeniz Türkçe’si dendiğinde, her ne kadar aklımıza bütün Doğu Karadeniz’de konuşulan Türkçe gelse de, belirgin farkıyla, Trabzon’dan Artvin’e kadar kullanılan Türkçe’dir. Bu yörede kullanılan Türkçe, kendi içinde dahi farklılık içerir. Bir yelpaze şeklinde, Trabzon’dan Artvin’e veya Artvin’den Trabzon’a kadar farklı iki şive ortaya çıkar. Karadenizli olmayanlar pek farkına varmasa da, yöre insanı bunun farkındadır.
Yöre Türkçe’sinde morfolojik değişikliği sağlayan iki karakteristik dil vardır. Bunlardan birisi; yörede eskiden yoğun olarak kullanılmış ve bazı yerleşim birimlerinde halen kullanılan Pontos Helence’si (Karadeniz Rumcası), diğeri ise Lazca’dır. Çünkü her dilin kendine özgü karakterleri, ses tonları, mecazları, deyimleri, cümle kuruluşları ve atasözleri vardır. Bu nedenle, farklı bir dile sahip insanlar, sistematik bir eğitim dışında öğrendikleri veya öğrenmek zorunda kaldıkları yeni bir dile, kendi dillerinde bulunan ses tonları, cümle kuruluşları ve bazı diğer özellikleri taşırlar. Böylece, yeni öğrenilen dilde ortaya çıkan morfoloji, çoğu kez tuhaf bir hal alır. Bu durum, yeni öğrenilen dili iyi bilenler, veya bunu ana dili olarak kullananlar tarafından garipsenir. Alay konusu edilir. İşte Karadeniz Türkçe’sinin başına gelen de budur. Elbette ki Karadeniz yerel konuşma biçimine, bu iki dilin dışında kalan diğer yerel dillerin etkisinden de söz edilebilir. Ancak bu o kadar belirgin değildir.
Bu iki dilin yarattığı deformasyonun sonucu ortaya çıkan şivenin, batıya doğru Giresun’un bazı yerleşim birimlerini de kapsayıp, kuzeyden Bayburt iline çok yakın olan Ocena (Karaçam-Köknar-Uzuntarla) köyünü de içine alarak, net bir belirginlikle son bulması enteresandır. Bunun nedeni;
 
Osmanlı Trabzon’u fethettiğinde, sadece kentin merkezinde bir miktar demografik değişiklik yapmış, periferiye ise hiç dokunmamıştır.(1) Bunun dışında, kente getirilenlerin etnik kökeni hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Her ne kadar bazı tarihçiler, Osmanlının kente yeni getirdiği nüfusun Türk kökenli olduğunu iddia etse de, bu nüfusun ne kadarı muhdi (sonradan Müslüman olan kişi), ne kadarı Türk kökenli olduğu konusunda net bir bilgi söz konusu değildir. Ayrıca Osmanlı, çokuluslu bir İmparatorluktu. Sadece Orta Asya kökenli Türk boylarından oluşmuyordu. Millete değil de, ümmete dayalı bu İmparatorlukta yaşayan Müslüman nüfusun önemli bir bölümü, farklı etnik kökene sahip muhdilerden oluşuyordu. Hatta Türkler, bu İmparatorlukta azınlıktaydılar ve birçok kez baskı altına alındıklarını, dışlanıp horlandıklarını tarih kaydetmiştir. (2)
 
Bu nedenle, Karadeniz Türkçe’sinin oluşumunda, yerli halkın etkisi ağırlıktadır.
 
Helence’nin Türkçe üzerindeki etkileri
Helence’nin Türkçe üzerindeki etkilerini inceleyebilmek için, her iki dilin alfabesinde bulunan farklı harflerle, bu iki dile ait cümle kuruluşlarını ele almak ve bunları analitik olarak değerlendirmek gerekir. Takdir edersiniz ki, bu burada mümkün değildir. Biz burada, Türkçe’de bulunup Helence’de bulunmayan harfleri ele alıp, ana dili Helence olanlar tarafından bunların nasıl kullanıldığına ve birkaç cümle kuruluşuna göz atmakla yetineceğiz.
 
Türkçe’de bulunup Helence’de bulunmayan harfler: B, C, Ç, D, G, Ğ, H, I, J, Ö, Ş, Ü gibidir. Bu harflerin çoğu, geçmişte veya günümüzde ana dili Helence olanlar tarafından farklı şekilde kullanılır. Şimdi bunları madde madde ve sırasıyla ele alıp örnekleyelim.
  1. (B) Büyük Peyuk, Beni Peni, Bulmak Pulmak, vb. gibi.
  2. (C) Cami Çame veya Tzame, Can Çan veya Tzan, Ciğer Çiğer veya Tziğer, vb. gibi. Bu örneklerden TZ bileşimine sahip olanlara nadiren rastlanır.
  3. (Ç) Çalı Tsali, Çubuk Tsupuk, Çeşme Tsesme,vb. gibi. Ancak bu harfin değişikliği pek fark edilmez. Hatta bazen, tamamen uyum sağlanır.
  4. (D) Dursun Tursun, Direk Tirek, Delik Teluk,vb. gibi.
  5. (G) Göz Köz, Gülmek Külmek, Geniş Keniş
  6. (H) Hasan Khasan, Hüseyin Khuseyin, Horoz Khoroz, vb. gibi.
  7. (I) Kıyı Kiyi, Balık Paluk, Aldım Aldum, vb. gibi.
  8. (J) Jandarma Tzantarma, Jimnastik Tzimnastik, vb. gibi.
  9. (Ö) Ömer Omer, Özhan Ozhan, Öyle Oyle, vb. gibi.
  10. (Ş) Paşa Pasa, Kaşlar Kaslar, Pişmiş Pismis, vb. gibi.
  11. (Ü) Ürkek Urkek, Ülser Ulser, Üç Uç, vb. gibi.
Yukarıda sıraladığımız harflerden en fazla uyum sağlanan harfler; C, Ç ve Ş harfleridir. Bunun nedeni, özellikle C ve Ç harflerinin, Helence’de iki harfin yan yana getirilişi ile kullanılabilir olmalarıdır. Geride kalan Ş harfi, Helence (X) harfinin önüne sesli harf geldiğinde, yaklaşık bir telaffuz biçimi almasındandır. Ayrıca, B, D ve G harfleri yerine kullanılan P, T ve K harfleri de çok belirgin değildir. Çok dikkat edilmezse, farklar pek anlaşılmaz. Bu durum, Helence’de de böyledir.
 
Helence üzerinden kurulmuş bazı cümleler:
Helence üzerinden kurulan – Normal Türkçe
  1. Tuşti sobaya da ateş aldı. – sobaya düştü ve tutuştu.
  2. Taniyamadum seni, ne işitursun? – seni tanıyamadım, adın nedir?
  3. Ha burdan yuvarlandi da vurdi yere. – buradan yuvarlanarak yere düştü.
  4. Anasina Khavva, bobasina da Khuseyin derler. – Anasının adı Havva, babasının adı da Hüseyin’dir.
  5. Ustume alur almaz irkildum. – üzerime değer değmez irkildim.
  6. Pak anasini da, al tanasini. – anasına bak, danasını al.
  7. Tut beni elumden da kitelum. – elimden tut da gidelim.
  8. Şeytan deyur bana, vur da kır oni – Şeytan bana diyor ki, vur kır onu.
  9. Ola nerde idun akşama kadar? – akşama kadar neredeydin?
  10. Attum taşi da vurdi tavana. – taşı attım, tavana değdi.
  11. Duştum peşine ama tutamadum oni. – peşine düştüm ama yakalayamadım.
  12. Yalvarurum allaha da kurutur seni. – Allah’a yalvarırım, seni kurutur.
  13. Hacan sen geluyurdun – sen geliyorken
  14. Dikine duramayirum. – ayakta duramıyorum.
  15. Epa nereden keluyusun? – Kız nereden geliyorsun?
  16. Dur, karişturma kafami! – dur, kafamı karıştırma!
  17. Ehtiyarlattun beni da şimdi atayirsun beni tişari. – beni ihtiarlattın, şimdi dışarı atıyorsun.
  18. Ne kitu teyeceğum popama – babama ne gidip söyleyeceğim.
  19. Duşunma habukadar, akluni yiturecesun – bu kadar düşünme, aklını kaybedeceksin.
  20. Teli etmayun peni – beni deli etmeyin.
 
Türkçe cümle arasında Helence kelime kullanımı:
  1. Habu lazutlari soymadunuz mi? – bu mısırları soymadınız mı?
  2. Haburalar doli komar ağaci. – buralar komar ağaçlarıyla dolu.
  3. Kazmanun istelisi kırildi. – kazmanın sapı kırıldı.
  4. kuşağinun kursisi kopti. – kuşağının püskülü koptu.
  5. Epa habu otlar mares eyledi. – kız bu otlar soldu.
  6. Çeyizini istif etti. – ceyizini dizdi.
  7. Epa yemeği alis ettun mi? – kız yemeği tuzladın mı?
  8. Habu ip kordilis oldi. – bu ip düğümlendi.
  9. Saçlarini khtupis etti. – saçlarını yoldu.
  10. Habu kadar peyuk kofini ne edeyim? Bu kadar büyük yaprak sepetini ne yapayım?
  11. İşkepid isirdi peni. – yaban arısı beni soktu.
  12. Epa peni körince pi kuyis etti. – beni görünce bir çığlık attı.
  13. Poyle miroloyis duymadum. – böyle ağıt duymadım.
  14. Közleri dakris etti. – gözleri yaşlandı.
  15. Suyi ilis etti. – suyu süzüldü.
  16. Anağulis etti. – istifra eder gibi oldu.
  17. Kulaklarum kofos oldi. – kulaklarım sağırlaştı.
  18. Petsisi khatsapuris oldi. – derisi çizildi, yırtıldı.
  19. İğriz etti tarlayi da pirakti – tarlayı hafif kazıp bıraktı.
  20. Kabaği feli feli ayirdi. – kabağı dilim dilim kesti.
 
Yukarıda sıraladığımız örnekler, daha da çoğaltılabilir. Bu örneklere diğer dillerin etkisi de eklenince, ortaya tuhaf bir konuşma biçimi çıkmakta, dolayısıyla kullananı da komik duruma sokmaktadır.

http://www.romeyika.com/index.php?option=com_content&view=article&id=21%3Afarkli&catid=9%3Ayayinlanmamis&directory=3&lang=el

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: