ortodokslartoplulugu.org

 Yahudiler için rezalet, putperestler için de saçmalık olan haç bizim için kurtuluş kaynağıdır

Aziz Kudüslü Kirillos’un kateşezlerinden

Hiç kuşkusuz Mesih’in her eylemi Kilise için şan kaynağıdır. Haç ise şanların şanıdır. Pavlus’ un söylediği de buydu. “Rabbimiz İsa Mesih’in çarmıhından başka bir şeyle asla övünmem” (Gal. 6, 14).

O doğuştan kör olan adamın Siloe havuzunun yakınlarında yeniden görebilmesi gerçekten olağanüstü bir olaydı. Oysa dünyadaki tüm körlerle karşılaştırılırsa ne değeri kalır? Tam dört günden beri ölü olan Lazar’  ın yeniden yaşama kavuşması olağanüstü ve doğal düzenin dışında bir olaydır. Oysa bu nimet ona ve salt ona tanındı. Tüm dünyada günahlarından dolayı ölü olanları düşünürsek, bunun ne önemi vardır?

Beş ekmeği çoğaltan ve bir kaynağın bolluğu ile beş bin kişiye gıda temin eden mucize şaşırtıcı oldu. Oysa yeryüzünde cehaletin açlığı ile eziyet çeken kalabalıkları düşünürsek, bu mucize neye yarar? Şeytan’ın on sekiz yıldan beri bağladığı o kadını, bin anda sakat­lığından kurtaran o mucize de hayranlığa layıktın. Oysa bunun da günahlarımızdan oluşan zincirlerle yüklü olan tümümüzün kurtuluşu karşısında ne önemi olabilir?

Haç’ın şanı, cehaletleri yüzünden kör olanlara ışık yağdırdı. Gü­nahın zorbalığı ile bağlı olanları çözdü ve tüm dünyayı kurtardı.

Demek ki, Kurtarıcı’ nın haçından utanmamalıyız, aksine övün­meliyiz. Çünkü “haç” sözcüğü Yahudiler için rezalet, putperestler için de saçmalık anlamına geldiği doğru ise de bizim için kurtuluş kaynağıdır.

İmansız olanlar için saçmalıksa, kurtarılmış olan bizler için Al­lah’ın gücüdür. Nitekim, bizim için yaşamını veren basit bir insan değildi. İnsan şekline giren Allah’ın Oğlu, Allah’ın kendisiydi.

Şayet bir zamanlar Musa’nın buyruğuna göre kurban edilen o kuzu, yok edici Meleği uzak tuttuysa, dünyayı günahtan kurtaran o Kuzu, bizi günahlardan arındırmak için daha etkili olmaz mı? Şayet ustan yoksun bir hayvanın kanı kurtuluşu temin ettiyse, Allah’ın Tek­ doğumlusu’nun kanı bize, gerçek kurtuluşu getirmez mi?

O kendi iradesine karşı gelerek ölmedi. O’nu kurban eden de şiddet olmadı. Kendi iradesi ile kendini sundu. Söylediklerini dinle: “Canımı vermeye de onu tekrar almaya da yetkim var” (Yu. 10, 18). Istırabına kendi iradesi ile yanaştı. Bu denli yüce bir yapıttan dolayı mutlu, vereceği meyve yani insanların kurtuluşu için içi neşe ile dolu. Çarmıhtan utanmıyordu. Çünkü dünyaya kurtuluşu veriyordu. Acı çeken de herhangi bir insan değildi. İnsan olan Allah idi ve bir insan olarak zaferi boyun eğerek kazanmaya ka­rarlıydı.

Bu yüzden haç senin için salt huzurlu zamanlarda bir mutluluk kaynağı olmasın. Emin ol ki, zulüm zamanında da öyle olacaktır. Salt barışta İsa’nın dostu olup, savaşta düşmanı olmaya kalkma.

Şimdi günahların affediliyor ve kralının tinsel armağanlarının yüce yararını görüyorsun. Bu yüzden savaş yaklaştığında, kralın uğruna kahramanca dövüşeceksin.

Hiçbir kötülük yapmamış olan İsa, senin için çarmıha gerildi. Senin için çarmıha çivilenenin uğruna sen çarmıha gerilmez misin? Armağanı veren sen değilsin, verebilecek durumda daha olmadan alıyorsun. Sonra bunu yapabileceğinde, sen salt minnettarlığının karşılığını veriyorsun. Sana duyduğu sevgi uğruna Golgota’ da çarmıha gerilene borcunu ödüyorsun.

Kaynak: Meryemana.net

http://www.ortodokslartoplulugu.org/konusmalar-aziz-pederlerin-sesi/37183/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: