ortodokslartoplulugu.org

27 Temmuz Aziz Panteleimon

Anısı 27 Temmuzda kutlanmaktadır

 ÖN SÖZ

Bu kitapta göreceğimiz gibi, Aziz Panteleimon dehşetli işkencelere tâbi tutuldu. Tabi ki başına bu gelenler tasavvur edilemez. Hıristiyan düşmanları onu asıyorlar, demir tırnaklarla bedenini tırmalıyorlar, derisinden parçalar koparıyorlar, acımasızca dövüyorlar, uzun mum ateşiyle yakıyorlar ve daha nice işkenceler…

Ancak şu soru akla geliyor: İsa Mesih onu neden korumuyor ve ona bu çeşit işkenceler yapmalarına neden izin veriyor?

İsa Mesih bunları bildiği halde, neden hiçbir şey yapmadan bu işkenceleri seyrediyordu? Neden ona acımıyordu? İnsan sevgisiyle dolu olan Allah bunlara niçin tahammül gösteriyordu? Ve sadece bunlara tahammül göstermek bir yana, üstüne de, işkencelere onu sevk ediyor ve onu o yöne teşvik ediyordu. Biz ona acıyoruz fakat İsa Mesih de insanın acı çekmesini, kan ağlamasını, yanmasını ve boğazlanmasını mı istiyor?

Evet! İstiyor, çünkü onu seviyor ve onun için de çile çekmesini teşvik ediyordu. Bu da, Aziz Panteleimon’un hesabına geliyordu. Onun kârına idi. Maalesef biz bunları anlamıyoruz. Biz olaylara, sınırlı maddî gözlerimizle bakıyoruz. Biz bugünün Hıristiyanları olarak, sadece şimdi var olanları görmekteyiz. Onun için de güzel yaşamayı ve huzurumuzu isteriz. Büyük ve ebedî olan ahret hayatı ve istikbal için pek kafa yormayız. Burada iyi ve ahrette de daha iyi yaşamak istiyoruz.

Fakat hayır! İşler hiç de böyle ilerlemiyor. Ya burada iyi yaşayacak ve orada Cehennem’de olacağız ya da burada yokluk ve sıkıntı içerisinde olup orada ebedî saadet ve Cennet’te olacağız.

Ruh kelimesi burada hayat anlamına gelmektedir. Çünkü hayat ölümden sonra da devam etmektedir. Ölüm, hayatımızda basit bir hadisedir. Allah diyor ki, kim hayatını ebediyen kurtarmak isterse, o kişi, hayatını burada kaybedecektir. Ve de kim ki, İsa Mesih ve İncil’i için hayatını kaybederse, o kişi hayatını ebediyen kurtaracaktır.

Ey okuyucu, bize kârlı gelen nedir? Burada, on, elli veya yüz yıl iyi bir şekilde geçirerek yaşamak ve oradaki hayatı kaybetmek mi, (kim iyi bir şekilde yaşayabilmiştir!) yoksa burada zorluk altında İsa Mesih için, İncil’i için ve Dinimiz için yaşayarak hayatımızı geçirmek ve orada ebediyete kadar mutlu yaşamak mı?

Ey insan, düşün, orada, yüz yıl, bir milyon yıl veya bir trilyon yıl olmayacaktır. Orada sayısız mutlu yıllar olacaktır.

Bu da, dinimiz için burada çekeceğimiz sıkıntılara bağlıdır. Burada çok sıkıntı mı çekeceğiz? Orada da çok mutluluk tadacağız. Az mı sıkıntı çekeceğiz? Az miktarda karşılık alacağız. Aziz Panteleimon ne kadar çile çekti? On, on beş sene, bir Hıristiyan olarak kiliselere, ayinlere, ibadetlere koşuyor ve başkalarını da dine çağırıyor muydu? Sonunda da, bir iki ay işkenceye tabî mi tutuldu? Evet. Ancak o acılar hiçbir zaman geri dönmeyecek şekilde geçtiler ve şimdi de o artık Allah’ın krallığında ebediyen mutlu bir şekildedir. Oradan da, inanarak ondan yardım dileyenlere çok mucizeler yapmaktadır.

İsa Mesih, Aziz Panteleimon’un çilelerini görüyordu. Fakat, bunlar için alacağı mükâfatı da görüyordu. Bunlarla, kazanacağı Allah’ın krallığını ve sürekli sevincini de görüyordu.

Elbette ki baba, ameliyat olacak oğlu için üzüntü duymaktadır. Ne var ki, ameliyat ağrıları olmadan oğlunun yaşamayacağını da bilmektedir. Aynen böyle, İsa Mesih de Aziz Panteleimon’un çilelerini görmekteydi, fakat mükâfatını da düşünmekteydi. Nitekim, “ahret hayatında bize vaat edilenlerin yanında, burada, bu dünyada çekilen sıkıntıların hiçbir değeri yoktur” ve “bizim birçok sıkıntılarımızla Allah’ın krallığına gireceğimiz kesindir”.

Sayın okuyucu, Aziz Panteleimon’un hayatını okumanın, bizi ciddi düşüncelere sevk etmesi gerekir. Bizim için, yeni bir fiilî hayatın, zahmetli hayatın, Hıristiyan’ca hayatın ve de çileli bir hayatın başlangıcı olmalıdır. Hayatında, İsa Mesih, İncil ve imanın yayılması konusunda, ahrette çok mükâfat alabilmen için, burada birçok sıkıntı çekmeni dilerim (sen de benim için dile).

Arhimandrit Haralambos Vasilopulos

İera Moni Petraki, Mart 1973

DOKTOR AZİZ PANTELEİMON

Büyük şehit ve şifa dağıtan Aziz Panteleimon, Elen asıllı bir aileden, 271 yılında, Türkiye’nin İznik şehrinde dünyaya gelmiştir. Babasının adı Evstorgios olup kendisi putperest idi. Ancak annesi atalarından beri Hıristiyan’dı ve adı da Efvuli idi.

Efvuli, Hıristiyan dinini oğluna da öğretmek istiyordu ve o zaman oğlunun adı da Pantoleon idi. Fakat maalesef, annesi genç yaşta vefat etti ve oğlunu küçük yaşta öksüz bıraktı. Biraz evvel de dediğimiz gibi, oğlunu babasının yanında bırakmak zorunda kaldı ki babası da putperestti. Babası ona okuma yazma öğretti ve kendisine Elen kültürünü aşıladı. Pantoleon çok açıkgöz biri olup derslerini kolaylıkla öğreniyordu.

Pantoleon, ilk eğitimini aldıktan sonra babası onu, o günün meşhur doktoru olan birinin yanına verdi. O doktorun adı da Efrosinos’tu. Doktor Efrosinos’tan o zamanın tıp ilmini kendisine öğretmesini istedi. Pantoleon, büyük zekâsıyla, derslerde, ondan önce doktor Efrosinos’tan ders almaya giden öğrencileri ve kendi arkadaşlarını da hepsini geçti.

Pantoleon, birçok bedenî ve ruhî yeteneklerde diğerlerinden üstün geliyordu. Onda beden güzelliği vardı. Tartışmada sevimli biri olup her şeyinde ölçülü ve terbiyeli bir şahıstı. Tek kelimeyle, faziletli bir delikanlı ve kusursuz bir örnek insandı. Tartışmada çok faydalı ve hoş bir insan olduğu için, herkes onunla arkadaşlık etmek isterdi. Ve böylece de, Pantoleon, bütün İznik’te meşhur biri oldu.

Onun öğretmeni olan kişi, aynı zamanda da sarayın doktoruydu. Bir gün, saraya, Pantoleon ile gitti. İmparator Maksimianos, bu genci görüp onun yetenekleri ve ahlâkı hakkında bilgi aldığı zaman, doktor Efrosinos’tan ona özellikle dikkat etmesini ve onu güzel yetiştirmesini istedi. Çünkü ileride bu genci doktor Efrosinos’tan sonra saraya almayı düşündü. Pantoleon o kadar sevilen bir kişiydi ki, İznik’te, kraldan son işçiye kadar herkes ondan bahsediyordu.

Din konusuna gelince, Pantoleon Hıristiyan dinini tercih ediyor ve ona sempatiyle bakıyordu. Küçük yaşlardayken, Hıristiyan annesinden öğrendiklerini hiç unutmuyordu. Babası da, putperest olduğu halde, iyi eşinin anısına saygı gösteriyordu. Ancak, Pantoleon oğlunun ruhunda, Hıristiyan dinine karşı nefret ateşi yakmak için büyük bir özen gösteriyordu. Bu genç böyle bir ortamda büyüyerek hayatına devam ediyordu. Tabi ki daha Hıristiyan değildi. Ama, Hıristiyan düşmanı da değildi. Daha doğrusu, İsa Mesih tarafı ağır basıyordu.

Devamı…  http://www.ortodokslartoplulugu.org/azizlerimizin-hayat-hikayeleri/aziz-panteleimon/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: