PONTOS RUM GEÇMİŞİNDEN UTANMA TRABZON

Tamer Çilingir

Dünden beri (3 Haziran 2017) yine bildik tanıdık sloganlar duyuluyor Trabzon üzerine, Pontos üzerine, Rumlar üzerine.

Rizespor’un Süper Lig’den düşmesinin nedenini Trabzonspor’un kendi sahasında Bursaspor’a yenilmesine bağlayarak yürütülen yeni bir kampanya başlıyor.

Ötekileştirmenin yanı sıra nefret söylemi ırkçılıkla birleşerek büyürken zaten Rum oldukları için kendilerini sattıkları açıklamaları yapılırken, savunma durumunda olan kimi Trabzonlular da başka bir ötekileştirme ile şehirlerinde tek bir Kürt organizasyonun olmamasını övünçle gerekçe göstererek yanıt veriyorlar.

Yani futbol ile ilgili ortaya çıkan sonuç dönüp dolaşıp Kürtler ve Rumlara yönelik nefret söylemine bürünüyor.
Tabi tartışma Rizesporlularla sınırlı değil yayılıyor dört bir yana, bildik tanıdık koro aynı sözleri yineliyor ‘’Rum tohumları, Pontos piçleri’’ diye.

Trabzonlular ve Trabzonsporlular da aslında bu slogandan hiç gocunmamalıdır. O topraklar üç bin yıldır Pontos topraklarıdır. Ve Pontos’ta üç bin yıldır Rum/Helen Kültürü hakim olmuştur. Bugün kendilerini nasıl tanımlıyor olurlarsa olsunlar, bu geçmiş Trabzonluların da geçmişidir, Rizelilerin de.
İnsanlık tarihinin en önemli kültürel birikimine sahip olan bu şehrin insanları açısından Pontos sözcüğü, Rum sözcüğü ile yan yana anılmak utanılacak değil tam aksine sahiplenilmesi gereken bir durumdur.

İstanbul’da kriket nedir bilinmezken 1914 yılında Trabzon’da kriket, golf ve tenis sporlarının yapıldığını biliyor muydunuz?

1895’te önemli ameliyatların yapıldığı büyük bir hastaneye sahiptir Trabzon. Le Figaro gazetesinin 150 abonesi vardır Trabzon’da 1915’te. Opera binalarının, tiyatro binalarının dolu dolu olduğu, her sokağından keman ve piyano seslerinin geldiği Trabzon şehrinin bugünkü sakinleri nasıl böyle bir geçmişten utanabilirler?

 

Yüz yıldır ötekileştirilen sadece Trabzon değildir; Rize’dir, Sinop’tur, Samsun’dur, Ordu’dur, Giresun’dur. Tokat, Amasya, Gümüşhane de Pontos Rum geçmişinden dolayı bu ırkçı nefret söylemleriyle sık sık karşı karşıya kalmamış mıdır?

Uydurdukları fıkralarıyla bizi küçük düşürmeye, aptal yerine koymaya çalışmak, şivemizle, burunlarımızla dalga geçmek de ötekileştirmenin başka bir boyutudur.

Daha dünyada herhangi bir üniversitede sağır ve dilsizler için bilimsel bir eğitim kurumu yokken, Amasya’da ayna ile gırtlak hareketlerini takip edip harfleri tanıyan, dudak okuma yöntemi ile eğitim veren Merzifon Koleji Pontos’un ve tabi ki Rumların utanacakları değil, sahiplenecekleri bir geçmiştir.

4 dilde eğitim yapan Pontos okullarının kütüphanelerinin, botanik bahçelerinin bugünün üniversitelerinde dahi olmadığı bir coğrafyada bu geçmişten değil, bu geçmişin yok edilmiş olmasından utanılmalıdır.

Edebiyat dergilerinin, sanat dergilerinin yok sattığı Pontos şehirlerinin dışında neredeyse tüm köylerinde halk tiyatrolarının olduğu bir geçmişten nasıl utanılır ki?

Utanması gerekenler bu zenginliği yok edenlerdir.

Sonuç olarak, Pontoslu Rum olmak aşağılanacak, utanılacak bir durum değildir. Trabzon da, Rize de Pontos’un ve dahi binlerce yıllık Rum/Helen geçmişin mirasçısıdır. Bu mirasın nasıl çarçur edildiği ise başka bir tartışma konusudur.

http://devrimcikaradeniz.com/pontos-rum-gecmisinden-utanma-trabzon/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: